WhatsApp'tan yazın · Hemen arayın: +90 539 330 86 17
Adres ve eşya bilgisini yazın, aynı gün yazılı teklif alırsınız.
Avrupa'ya ilk kez yük gönderen hemen herkes aynı yerde takılır: ortada birbirine benzeyen kısaltmalarla dolu bir belge listesi vardır, kimin neyi hazırlayacağı belirsizdir ve eksik bir kağıt yüzünden aracın sınırda beklediği hikayeler kulaktan kulağa dolaşır. Oysa karayolu ihracatındaki evrak zinciri, mantığı bir kez kavrandığında oldukça düzenli işleyen bir yapıdır.
Bu rehberde zinciri baştan sona açıyoruz: hangi belge neyi kanıtlar, kim düzenler, hangi aşamada devreye girer ve en sık yapılan hatalar nelerdir. CMR'den ATR'ye, ticari faturadan T1 transit beyannamesine kadar her başlığı, ilk kez gönderi yapan birinin anlayacağı sadelikte ele alıyoruz.
Baştan söyleyelim: mevzuat ve belge uygulamaları ülkeye, ürüne ve döneme göre değişebilir. Bu sayfa genel bir çerçeve sunar, resmi danışmanlık yerine geçmez; somut sevkiyat öncesinde Ticaret Bakanlığı'nın güncel düzenlemelerini ve gümrük müşavirinizin görüşünü esas alın.
Bir yükün Türkiye'den çıkıp Avrupa'daki adrese ulaşması, birbirini tetikleyen üç halkadan oluşur. Birinci halka malın ne olduğunu ve ne değerde olduğunu anlatır: ticari fatura ve çeki listesi. İkinci halka bu bilgiyi resmi beyana dönüştürür: ihracat beyannamesi ve varsa dolaşım ya da menşe belgeleri. Üçüncü halka ise malın fiziken taşındığını ve kime teslim edildiğini kanıtlar: CMR ve transit belgeleri.
Bu üç halka tutarlı olmak zorundadır. Faturadaki koli sayısıyla çeki listesindeki koli sayısı, beyannamedeki ağırlıkla CMR'deki ağırlık birbirini tutmalıdır. Gümrük idaresinin ilk baktığı şey karmaşık bir mevzuat detayı değil, bu tutarlılıktır.
Ürün grubuna göre zincire ek halkalar da eklenebilir: gıda ve tarım ürünlerinde sağlık veya kontrol belgeleri, elektrikli cihazlarda uygunluk beyanları, tekstilde ihracatçı birlikleri onayı gibi. Bazı ürünler ise hiçbir belgeyle taşınamaz; örneğin ilaçların posta ve kargo yoluyla Avrupa Birliği ülkelerine gönderilmesi yasal olarak kısıtlıdır ve RouteEU ilaç taşımaz. Bu tür kalemleri gönderi planına hiç dahil etmemek en doğrusudur.
CMR, adını uluslararası karayolu taşımacılığını düzenleyen konvansiyondan alır ve pratikte iki işlevi vardır: taşıma sözleşmesinin varlığını ispatlar, malın taşıyıcıya belirtilen durumda teslim edildiğini gösterir. Yani hem sözleşme belgesi hem de teslim belgesidir.
Belgeyi kural olarak taşıyıcı düzenler; ancak içindeki bilgilerin doğruluğu için göndericinin verdiği veriler esastır. Üzerinde gönderici, alıcı ve taşıyıcı bilgileri, yükleme ve boşaltma yerleri, malın tanımı, koli adedi, brüt ağırlık ve eşlik eden belgelerin listesi yer alır. Nüshalar gönderici, alıcı ve taşıyıcı arasında paylaştırılır; bir nüsha mala eşlik eder.
İşin en kritik kısmı teslim anındadır. Alıcı malı teslim alırken CMR'yi imzalar ve kaşeler; bu imza teslimin kanıtıdır. Eğer kolilerde ezik, ıslaklık, eksik parça gibi bir durum varsa bunun teslim anında CMR üzerine şerh olarak yazılması gerekir. Şerh düşülmeden imzalanmış bir CMR, sonradan yapılacak hasar bildiriminde ispat gücünü büyük ölçüde zayıflatır. Sigorta sürecinin en sık tıkandığı nokta da tam olarak burasıdır.
Kısacası CMR bürokratik bir formalite değil, hak arayışının dayanağıdır. Teslim alan kişiye "imzalamadan önce paketlere bak" demek, gönderici olarak yapabileceğiniz en değerli hatırlatmadır.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği, sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerinin sanayi payını kapsar. Bu kapsamdaki ürünlerde tarife avantajından yararlanmanın yolu ATR Dolaşım Belgesi'nden geçer.
ATR bir serbest dolaşım belgesidir; malın Türkiye'de üretilmiş olduğunu değil, Türkiye'de serbest dolaşımda bulunduğunu gösterir. Üçüncü bir ülkeden ithal edilip Türkiye'de gümrük işlemleri tamamlanmış bir ürün için de düzenlenebilmesi bu yüzdendir. Belgeyi ihracatçı veya gümrük müşaviri hazırlar, gümrük idaresi vize eder. Vize edilmemiş bir ATR hükümsüzdür.
Gümrük Birliği'nin dışında kalan alanlarda ise devreye menşe ispatı girer. Tarım ürünleri ile kömür ve çelik ürünlerinde tercihli tarifeden yararlanmak için EUR.1 Dolaşım Sertifikası gibi belgeler gerekir. Aynı şekilde Avrupa Birliği üyesi olmayan ancak Türkiye ile serbest ticaret anlaşması bulunan ülkelere yapılan gönderilerde de ATR değil, menşe ispatına dayalı belgeler kullanılır.
Hangi belgeye ihtiyaç duyulacağını ürünün tarife pozisyonu, yani GTİP kodu belirler. Bu yüzden GTİP'i sevkiyattan önce doğru tespit etmek, sonradan yapılacak tüm düzeltmelerden ucuzdur.
Belge kapsamları ve anlaşma listeleri güncellenebildiği için, ürününüzün ATR mi yoksa menşe ispatı mı gerektirdiğini işlem öncesinde Ticaret Bakanlığı'nın resmi düzenlemelerinden ve gümrük müşavirinizden teyit edin.
Evrak zinciri yalnızca yükün sınırı geçmesini sağlamaz, varışta alıcıdan ek bir ödeme istenip istenmeyeceğini de belirler. Avrupa Birliği sınırından giren her gönderi hukuken bir ithalat işlemidir ve Almanya'ya yapılan gönderilerde birbirinden bağımsız iki kalem doğabilir: gümrük vergisi ve ithalat KDV'si. Birçok gönderici bu ikisini tek bir "gümrük parası" sanır; oysa hesaplama mantıkları da muafiyet kuralları da farklıdır.
Hangi kalemin doğacağını önce gönderinin niteliği belirler. Almanya gümrüğü kutunun içindeki eşyaya değil, o eşyanın hangi amaçla ve kimden kime gönderildiğine bakar. Satışa konu olan ya da işletmede kullanılacak ticari mallar kural olarak beyana ve vergiye tabidir; kişiden kişiye gönderilen hediye paketleri dar kapsamlı bir muafiyetten yararlanabilir; taşınma kapsamındaki kullanılmış ev eşyası ise aşağıda anlattığımız zati eşya rejimine girer. Ticari bir malı hediye gibi göstermek vergiyi ortadan kaldırmaz; yanlış beyan sayılır ve gönderinin durdurulmasından para cezasına kadar giden sonuçlar doğurabilir.
Gümrük vergisinin oranı eşyanın GTİP kodu, yani tarife pozisyonu ile belirlenir; aynı kutudaki bir tekstil ürünüyle bir makine parçasının oranı aynı değildir. Avrupa Birliği düşük kıymetli ticari gönderilerde belirli bir eşiğin altında gümrük vergisi aramaz; bu yazının hazırlandığı dönemde söz konusu eşik gönderi başına 150 euro civarındaydı.
İthalat KDV'si Almanya'da Einfuhrumsatzsteuer adıyla anılır. Genel oran yüzde 19, kitap ve bazı gıda gibi kalemlerde uygulanan indirimli oran yüzde 7 civarındadır. Kritik nokta şudur: Avrupa Birliği, düşük değerli gönderilere tanınan ithalat KDV'si muafiyetini yıllar önce kaldırmıştır; gümrük vergisi çıkmasa bile ithalat KDV'si ilk eurodan itibaren doğabilir. Matrah da sanıldığından geniştir: mal bedeline navlun, sigorta ve varsa ödenen gümrük vergisi eklenir. Ucuz bir malın navlunla birlikte hesaplanan vergisi bu yüzden beklenenden yüksek çıkabilir.
ATR'nin bu tablodaki yeri de net olmalıdır. Usulüne uygun düzenlenmiş bir ATR, kapsama giren sanayi ürünlerinde Almanya tarafında gümrük vergisi avantajı sağlar; ancak ithalat KDV'sini kaldırmaz. "ATR'yi ekledik, artık vergi çıkmaz" beklentisiyle yola çıkan göndericiler alıcı tarafında sürprizle karşılaşır.
Hediye gönderilerinde muafiyetten söz edebilmek için gönderen ve alıcının gerçek kişi olması, gönderinin karşılıksız, ticari nitelik taşımayan ve arızi olması gerekir. Bu yazının hazırlandığı dönemde kişiden kişiye hediye gönderilerindeki muafiyet sınırı 45 euro civarındaydı; alkol, tütün ve parfüm gibi kalemlerde ayrıca miktar sınırlamaları vardı. Bir çift ayakkabı ya da orta segment bir tekstil paketi bile bu eşiği aşar. Kutunun üzerine "hediye" yazmak, gümrük idaresinin fatura ve içerik incelemesini de ortadan kaldırmaz.
Oranlar, eşikler ve muafiyet tutarları dönemsel olarak güncellenir. Gönderi öncesinde Ticaret Bakanlığı'nın resmi duyurularını ve Almanya tarafındaki güncel uygulamayı gümrük müşavirinizle birlikte teyit edin.
Gümrük sürecinin omurgası ticari faturadır. İdare eşyanın kıymetini, cinsini ve vergisel sonucunu bu belge üzerinden değerlendirir. Faturada gönderici ve alıcının tam unvanı ve açık adresi, vergi ve EORI numaraları, fatura numarası ve tarihi, ürünün ayrıntılı tanımı ve GTİP kodu, miktar, birim fiyat, toplam kıymet, para birimi, ödeme şekli ve teslim şekli bulunmalıdır.
Çeki listesi ise faturanın fiziksel karşılığıdır: hangi kolide ne var, kaç parça, brüt ve net ağırlık ne kadar, ölçüler nedir. Çok kalemli sevkiyatlarda çeki listesi olmadan fiziki muayene yapmak neredeyse imkansızdır ve muayene uzarsa araç bekler.
En sık karşılaştığımız hatalar şaşırtıcı derecede basittir ve hepsi önlenebilir niteliktedir:
Faturaya yazılan teslim şekli bir formalite değildir; varışta doğan vergiyi kimin ödeyeceğini kanun değil, taraflar arasındaki bu teslim şekli belirler. Almanya'ya gönderilerde Incoterms kısaltmalarından en çok ikisi karşımıza çıkar.
DAP (Delivered at Place), malın alıcının adresine kadar getirildiği, ancak ithalat gümrük işlemleri ve vergilerinin alıcıya ait olduğu teslim şeklidir ve uygulamada en yaygın olanıdır. Alıcı Almanya'da KDV mükellefi bir şirketse ödediği ithalat KDV'sini kendi beyannamesinde indirim konusu yapabildiği için DAP çoğu B2B işlemde mantıklı sonuç verir.
DDP (Delivered Duty Paid) ise vergiler dahil teslimdir; ithalatta doğan tüm yükümlülükler göndericiye aittir. Son tüketiciye satış yapan e-ticaret satıcıları için caziptir, çünkü alıcı kapıda hiçbir ek ödeme yapmaz. Ancak pratikte kolay değildir: Avrupa Birliği'nde yerleşik olmayan bir göndericinin ithalatçı sıfatıyla işlem yapabilmesi için EORI numarası ve çoğu durumda AB'de yerleşik bir dolaylı temsilci ya da gümrük müşaviri gerekir. AB'de kayıtlı bir mükellefiyetiniz yoksa ödediğiniz ithalat KDV'si genellikle indirilemez ve doğrudan maliyete kalır.
Hangi şekli seçerseniz seçin, bunu sözleşmeye ve faturaya açıkça yazın; vergiyi kimin ödeyeceğini, Almanya tarafında hangi gümrük müşaviriyle çalışılacağını ve alıcının EORI numarası olup olmadığını gönderiden önce yazılı olarak teyitleyin. Bu sorunun mal sınıra dayandığında konuşulması hem gecikmenin hem de ticari anlaşmazlığın en sık sebebidir. Vergiyi ödemeyen ya da işlemlere hazır olmayan bir alıcı yüzünden gönderi gümrükte bekletilir; bekleme uzadıkça ardiye ve terminal masrafları doğar, sonunda eşya iade edilebilir ya da tasfiye sürecine girebilir.
Vergiyi göndermeden önce yaklaşık olarak tahmin etmek de mümkündür: ürünün GTİP kodu, beyan edilecek kıymet, taşıma ve sigorta maliyeti bilindiğinde kaba bir hesap çıkar. Kesin rakamı ise gümrük müşaviriniz verir. Teslim şekli seçiminin vergisel sonuçları işletmenizin durumuna göre değiştiğinden, kararı vermeden önce mali müşavirinizden ve gümrük müşavirinizden görüş alın.
Bir yük Avrupa Birliği gümrük bölgesine girdiğinde iki durumdan biri geçerlidir: ya o noktada ithalat işlemleri tamamlanır, ya da eşya serbest dolaşıma girmeden transit rejiminde varış gümrüğüne kadar hareket eder. İkinci durumda kullanılan belge T1 transit beyannamesidir.
T1, Ortak Transit Rejimi kapsamında elektronik olarak (NCTS üzerinden) düzenlenir ve eşyanın giriş gümrüğünden varış gümrüğüne kadar vergileri askıya alınmış şekilde ilerlemesini sağlar. Varışta beyanname kapatılır ve ithalat işlemi orada yapılır. Bunun pratik faydası açıktır: yük, sınır kapısında saatlerce ithalat işlemi beklemek yerine varış noktasındaki gümrükte, alıcının müşaviriyle koordineli biçimde işlem görür. Karayolu taşımacılığında T1'in yanı sıra TIR karnesi de transit için kullanılan bir başka yöntemdir.
Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde tablo değişir. İsviçre, Birliğin gümrük bölgesi dışındadır; Ortak Transit Sözleşmesi'ne taraf olduğu için transit hareketi sorunsuz kurgulanır, ancak İsviçre'ye yapılan teslimlerde ayrı bir ithalat işlemi ve İsviçre'nin kendi vergi düzeni devreye girer. AB üzerinden geçip İsviçre'de boşaltılan yüklerde transit ve ithalat aşamalarının doğru sıralanması gerekir. Brexit sonrasında İngiltere'ye gönderilerde de ayrı bir ithalat prosedürü uygulanır.
Transit uygulamaları ve elektronik sistem gereklilikleri değişebildiğinden, güzergahınızdaki ülke için geçerli usulü sevkiyattan önce gümrük müşavirinizle teyit etmenizi öneririz.
Düşük değerli ve düşük ağırlıklı gönderiler için mevzuat, klasik beyanname sürecine göre daha hızlı işleyen bir yol tanımlar: ETGB, yani Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi. Mikro ihracat olarak da anılan bu usulde beyan, yetkilendirilmiş hızlı kargo veya posta operatörü aracılığıyla elektronik ortamda yapılır ve gönderici her sevkiyat için ayrı bir müşavirlik süreci yürütmek zorunda kalmaz.
ETGB'nin kıymet ve ağırlık bakımından üst sınırları vardır; bu sınırlar aşıldığında normal ihracat beyannamesi düzenlenmesi gerekir. Sınır değerleri dönemsel olarak güncellendiği için burada kesin rakam vermiyoruz. Özellikle Etsy, eBay ve kendi sitesi üzerinden Avrupa'ya satış yapan küçük ölçekli satıcılar için ETGB, süreci ciddi biçimde sadeleştirir.
ETGB ile taşıma modelini karıştırmamak gerekir: ETGB bir beyan usulüdür, taşıma şeklini belirlemez. Aynı gönderi ETGB kapsamında beyan edilip farklı taşıma yöntemleriyle Avrupa'ya ulaştırılabilir.
Kıymet ve ağırlık eşikleri güncellenebildiği için, gönderiniz ETGB kapsamına giriyor mu sorusunu işlem öncesinde Ticaret Bakanlığı'nın resmi duyurularından ve gümrük müşavirinizden teyit edin.
Ticari sevkiyatlarla taşınma amaçlı gönderiler aynı belge mantığına tabi değildir. Kullanılmış ev eşyası, yani zati eşya, satışa konu olmadığı için ticari fatura yerine ayrıntılı bir eşya listesiyle (envanter) beyan edilir. Listede her kalemin cinsi, adedi ve yaklaşık değeri yer alır; kapalı kolilerin içeriğinin de dökümlenmesi beklenir.
Buna ek olarak kişinin ikamet değişikliğini kanıtlayan belgeler istenir: pasaport, ikamet izni ya da adres kaydı, bazı durumlarda konsolosluk onaylı belgeler. Muafiyetten yararlanmak için eşyanın kullanılmış olması, belirli bir süre kişinin kullanımında bulunmuş olması ve taşınmanın belirli bir zaman aralığında gerçekleşmesi gibi şartlar aranabilir. Kesin dönüş nakliyat işlerinde bu belgelerin taşımadan haftalar önce hazırlanmaya başlanması gerekir.
Öğrenci eşyası, bavul ve koli gönderileri gibi ara durumlarda ise beyan, gönderinin ticari olmadığını gösterecek şekilde kurgulanır. Burada da içerik listesi hazırlamak ve kıymeti gerçekçi göstermek en önemli iki adımdır.
Zati eşya muafiyetinin şartları ve süreleri değişebildiğinden, taşınma planınızı yapmadan önce güncel düzenlemeleri Ticaret Bakanlığı'nın resmi kaynaklarından ve gümrük müşavirinizden teyit edin.
Sürecin en çok kafa karıştıran yönü, sorumluluğun üç taraf arasında paylaşılmasıdır. Görev dağılımı netleştiğinde iş büyük ölçüde kolaylaşır.
Gönderici; malın ne olduğunu, kime, hangi teslim şekliyle gittiğini ve kıymetini bilir. Ticari faturayı ve çeki listesini hazırlar, GTİP kodunu ve ürünün özel izin gerektirip gerektirmediğini araştırır, alıcının vergi ve EORI bilgilerini temin eder. Zincirin doğruluğu buradan başlar.
Gümrük müşaviri; beyannameyi tescil eden, ATR ya da EUR.1 belgelerini hazırlayıp vize ettiren, mevzuat sorularının muhatabı olan taraftır. Ürün grubuna özel izin ve sertifikaların takibi de onun alanına girer. Türkiye tarafında ihracat beyanını yapan müşavirle, varış ülkesinde ithalat beyanını yapan müşavirin farklı kişiler olabileceğini unutmayın.
Taşıyıcı olarak RouteEU'nun rolü ise fiziki taşıma ayağıdır: aracın planlanması, yükün alınması, CMR'nin düzenlenmesi, transit belgelerinin araca eşlik etmesi, sınır geçişlerinin takibi ve varış adresinde teslimin imza karşılığı tamamlanması. Gümrük müşavirliği yapmıyoruz; ancak yükleme öncesinde evrakınızda gözümüze çarpan bir eksikliği söylemekten kaçınmıyoruz, çünkü sınırda düzeltilen bir hata her zaman ofiste düzeltilenden pahalıdır.
Taşıma tarafında panelvan modelinin en somut faydası, evrak-zaman ilişkisidir. Yük depoda toplanmayı beklemez, aktarma noktalarında elden ele geçmez; çift şoförlü araç yaklaşık 1.300 kilogram ve 5 palet kapasitesiyle doğrudan varış adresine ilerler, yakın Avrupa hatlarında teslimat tipik olarak 24-48 saatte tamamlanır. Hafta sonu TIR yasağından muaf olduğumuz için cuma yüklenen bir sevkiyat pazartesiyi beklemez. Fuar taşımacılığı gibi tarihe kilitli işlerde bu fark doğrudan işin kendisini kurtarır.
Tek palet ya da birkaç koliden oluşan gönderilerde parsiyel taşımacılık seçeneğiyle yalnızca kullandığınız hacim kadar ödersiniz. Güzergahınız ve yükünüz için plan çıkarmak isterseniz uygulamadan anında teklif alabilir, ardından evrak listesini birlikte gözden geçirebiliriz.
CMR, uluslararası karayolu taşımalarında kullanılan taşıma irsaliyesidir. Hem taşıma sözleşmesinin varlığını hem de malın taşıyıcıya teslim edildiğini kanıtlar. Alıcı teslim sırasında imzalayıp kaşeler; bu imza teslimin belgesidir. Pakette hasar veya eksik varsa mutlaka teslim anında CMR üzerine şerh düşülmelidir, aksi halde sonradan yapılacak hasar bildiriminde ispat zorlaşır.
Yapabilirsiniz; ATR bir zorunluluk değil, tarife avantajı sağlayan bir belgedir. Ancak kapsama giren sanayi ürünlerinde ATR düzenlenmediğinde varış ülkesinde gümrük vergisi doğabilir ve maliyet artar. Ürününüzün ATR kapsamında olup olmadığını GTİP kodu belirler; bunu sevkiyat öncesinde gümrük müşavirinizle teyit edin.
Klasik ihracat beyannamesi gerektiren sevkiyatlarda pratikte evet; beyannamenin tescili ve dolaşım belgelerinin vize süreci uzmanlık ister. Düşük kıymetli ve düşük ağırlıklı gönderilerde ise ETGB usulüyle beyan, yetkilendirilmiş operatör aracılığıyla yapılabildiği için ayrı bir müşavirlik süreci gerekmeyebilir. Hangi yolun size uyduğu gönderinin niteliğine bağlıdır.
İş üç tarafa dağılır. Gönderici ticari faturayı, çeki listesini ve ürün bilgilerini hazırlar. Gümrük müşaviri beyannameyi tescil eder, ATR veya EUR.1 gibi belgeleri düzenleyip vize ettirir. Taşıyıcı ise CMR'yi düzenler, transit belgelerinin araca eşlik etmesini ve teslimin imza karşılığı tamamlanmasını sağlar.
Ürün tanımının fazla genel yazılması ile fatura ve çeki listesi arasındaki tutarsızlıklar başı çekiyor. "Çeşitli malzeme" gibi bir tanım, gönderinin fiziki muayeneye alınma olasılığını doğrudan artırır. Koli adedi, brüt ağırlık ve alıcı unvanının tüm belgelerde birebir aynı yazılması, kaybedilen günlerin çoğunu baştan önler.
En yaygın sebepler evrak eksikliği veya belgeler arasındaki uyuşmazlıktır: vize edilmemiş dolaşım belgesi, hatalı GTİP kodu, faturayla örtüşmeyen ağırlık bilgisi, teslim şeklinin belirtilmemesi gibi. Bunlara kapılardaki yoğunluk, seçilen hattaki denetim yoğunluğu ve ürün grubuna özel kontroller eklenebilir. Evrak eksiksizse bekleme süresi büyük ölçüde öngörülebilir hale gelir.
İsviçre Avrupa Birliği'nin gümrük bölgesi dışındadır. Ortak Transit Sözleşmesi'ne taraf olduğu için transit hareketi kurgulanabilir, ancak teslimde İsviçre'nin kendi ithalat prosedürü ve vergi düzeni işler; AB içi bir teslim gibi değerlendirilmez. Brexit sonrasında İngiltere'ye yapılan gönderilerde de ayrı bir ithalat süreci uygulanır. Güzergahınıza özel usulü müşavirinizle netleştirin.
Malın Türkiye'den yasal olarak çıkışını sağlayan resmi beyandır; gümrük müşaviri tarafından elektronik ortamda tescil edilir. Fatura ve çeki listesindeki bilgiler bu beyanın dayanağını oluşturur. Beyanname kapanmadan ihracat işlemi tamamlanmış sayılmaz, bu nedenle çıkış sonrasında beyannamenin kapandığını takip etmek gerekir.
Evet, bu gönderiler kendi kurallarına tabidir. Numunelerde ürünün numune olduğu faturada açıkça belirtilir ve kıymeti gerçekçi beyan edilir. Fuar ve sergi malzemesi gibi geçici olarak gönderilip geri getirilecek eşyada ise geçici ihracat usulleri ve buna bağlı belgeler devreye girebilir. Uygulama ürüne ve ülkeye göre değiştiğinden gönderi öncesinde gümrük müşavirinizden teyit alın; bu sayfadaki bilgiler resmi danışmanlık yerine geçmez.
Gönderinin niteliğine ve kıymetine bağlıdır. Avrupa Birliği düşük kıymetli ticari gönderilerde belirli bir eşiğin altında gümrük vergisi aramaz; bu yazının hazırlandığı dönemde eşik gönderi başına 150 euro civarındaydı. İthalat KDV'si (Einfuhrumsatzsteuer) ise ayrı bir kalemdir ve düşük değerli gönderi muafiyeti bulunmadığı için ilk eurodan itibaren doğabilir. ATR gümrük vergisi avantajı sağlar ama ithalat KDV'sini kaldırmaz. Tutarları gönderi öncesi gümrük müşavirinizle teyit edin.
Bunu kanun değil, taraflar arasındaki teslim şekli belirler. DAP teslimde ithalat vergileri alıcıya, DDP teslimde ise göndericiye aittir. Uygulamada en yaygın olan DAP'tır ve alıcı Almanya'da KDV mükellefi bir şirketse ödediği ithalat KDV'sini genellikle indirim konusu yapabilir. Hangi şekli seçtiğinizi faturaya ve sözleşmeye açıkça yazın.
Çıkabilir. Kişiden kişiye, karşılıksız ve arızi olarak gönderilen paketlere Avrupa Birliği düşük tutarlı bir muafiyet tanır; bu yazının hazırlandığı dönemde sınır 45 euro civarındaydı ve alkol, tütün, parfüm gibi ürünlerde ayrı miktar kısıtları vardı. Sınır oldukça dar olduğu için sıradan bir hediye paketi bile eşiği aşabilir. Tutarlar güncellenebildiği için işlem öncesi Ticaret Bakanlığı'nın resmi duyurularından ve gümrük müşavirinizden teyit edin.